Trans erkek veya kadın nedir/ ne değildir?

By | Kasım 07, 2020 Leave a Comment



    Translık konusunda ortalıkta çok söylentiler dolaşıyor. Hatta büyükanne tedavileri tadında öneriler verenler bile mevcut. "Makyaj yapsın veya maça gidip küfür etsin." Formatında herkes bir jinekolog, herkes bir kadın doğum uzmanı olmuş. Peki, bu kadar söylenti içinde bir insan trans olup olmadığını nasıl anlar veya translık anlaşıldığı an ne yapılmalıdır?

    Öncelikle, translık çoğu trans tarafından bile eksik veya farklı yorumlanabiliyor. Bunun sebebi ise genel olarak ön yargılar. Translık statüsünü kazanabilmek için ameliyatın ön şart olduğu zannediliyor ve sırf bu yüzden çoğu trans ameliyat olmak için mental hazırlık sürecini tamamlamadan ameliyat veya hormona başlayabiliyor. Durum böyle olunca da mental hazırlık eksikliğinden dolayı bunalım kaçınılmaz oluyor. Geri dönüşü imkansız olan kısımlar olduğu için bu bunalımlar da aynı zamanda kalıcı olabiliyor. Bu durumların önüne geçmek için öncelikle algıları değiştirmemiz gerekiyor. Bu algıları değiştirmek için de öncelikle kendimizden başlayarak toplumu bilinçlendirmeliyiz. Kendimizden başlayarak derken; cinsiyet, yönelim ile alakalı psikiyatrik kitaplar okumaktan bahsediyorum. Tabi bu kitapları seçerken, yazar ve düşünceleri hakkında ufak bir fikir edinmek bu noktada hayati önem taşıyor, çünkü; translıkla veya LGBT ile alakalı kafa karışıklıklarınızı gidermek amacıyla okumaya başladığınız kitapta homofobi tarzında içerikler bulunmasının sizlere uzun vadede fayda sağlama ihtimali düşüktür. Onun haricinde; nitelikli insanların seminer yada konuşmalarını takip edebilir yada nitelikli psikolog yada psikiyatristlere ulaşabilirsiniz. Son söylediğimin ne kadar zor bir ihtimal olduğunun farkındayım çünkü şimdiye kadar 20 psikolog yada psikiyatrist ile görüştüysem sadece son görüştüğüm doktorda o nitelikliliği görebildim. Yaşadığımız toplumun düşünce yapısına bakınca bazen bu bile mucize olarak görünüyor.

    Translık kazanılabilecek bir statü değildir yani trans olunmaz trans doğulur. Gerçi bu konuda Sigmund Freud`un düşüncesi farklı olsa bile şuan yapılan cinsel kimlik uyumlama sürecinden önceki heyet raporunda açıkça bunun bir süredir meydana gelen bir buhrandan farklı olduğuyla alakalı rapor verilir. Yani daha doğru tabirle açıklamam gerekirse, translık sonradan oluşmaz, sonradan fark edilir, yani en azından bende veya tanıdığım kişilerde böyle oldu. Burada olay, daha çok maskülen görünmekten ziyade kendinizi kimlik olarak görme veya tanımlama biçiminizle alaklıdır. İnsanların bu statüyü layık görüp görmemesi ise tamamen dış görünüşçü olmalarından kaynaklanıyor. Bu konuda unutmamanız gereken tek şey var; o insanlar sizin mavi veya pembe kimliğinizi onaylayacak heyet değiller yada bu insanlar cinsiyet (gender) uzmanı değiller. Eğer olsalardı bile size sergiledikleri tutumlar yerine daha objektif yada profesyonel değerlendirmelerde bulunacaklarına emin olabilirsiniz. İnsanların konuşmalarını umursamanız sizin özgüveninizi kıracaktır.

    Son olarak değinmemiz gereken konu; yönelimler. Sizin trans olup olmamanız tamamen sizin cinsel 
kimliğinizdir. Trans bir erkek gay olabilir veya trans bir kadın lezbiyen olabilir. Çünkü sizin kendinizi hangi cinsten veya nasıl gördüğünüz sizin ilgi veya çekim alanlarınızla bağdaştırılamaz. Bunu, günümüz LGBT topluluklarında görüyoruz. Hatta; sırf bu yüzden, bazı trans arkadaşlar eşcinsel olmalarına rağmen kendilerini hetero olarak tanımlamak zorunda kalabiliyor. Zamanında bende bunu defalarca yaşadım. Çünkü; toplumumuzdaki çarpık fantezi anlayışları sağolsun lezbiyen yada trans erkek bireylere sarkıntılık fazla. Diğer yandan; errkeğin dibi olan bazı trans arkadaşlarımız, gay olan trans erkeklere, sırf kendi çocuğunu doğurmayı tercih ettiği için translara bizzat kendileri baskı yapıyor. Çünkü onlara göre; tespih, kas, sakal, kısa saç, erkek bakım ürünleri kullanmak, erkek kıyafetleri giymek yada aşırı maskülen görünmek trans erkeklik şartlarından. Şimdi ben mi yanlış biliyorum, eğer yanlış biliyorsam lütfen düzeltin. Mavi kimliğin şartları; 18 yaşını geçmiş olmak, bekar olmak, üreme fonksiyonlarından yoksun olmak. Yani mahkemeye gidince hakim sizin saçınızı koklayıp ona göre karar vermiyor, bilin istedim.

    
Arkadaşlar, ufaktan bu makalenin de sonuna gelelim. Yazdığım yazıda herhangi birinizin kalbini kırdıysam affola. Sevgilerimle...
Sonraki Kayıt Ana Sayfa

0 yorum: