Pride haftası ve sonrasında yaşanılanlar üzerine

By | Kasım 07, 2020 Leave a Comment



     Belirli bir süredir blogumla ilgilenemiyorum. Bunun için hepinizden özür dilerim. Yaklaşık birkaç aydır üniversite sınavı ile alakalı sorunlarla cebelleştim ve yaklaşık birkaç gün sonra emeğimin karşılığını alacağımı umuyorum.

    Bu zamanlar benim için sıkıntılı geçti diyebilirim. Tabiki bu sıkıntıların bana iyi anlamda getirilerinin olacağına da inanıyorum. Yaptığım gözlemler bazı konularda hırslanmamı ve gerçeklere uyanmamı sağladı. Yada en azından ben bunu umuyorum.

    Translık konusunda yaptığım gözlemleri sizlerle paylaşmak istiyorum çünkü konumuz bununla alakalı. LGBT bireyler ve aileleriyle olan yada olabilecek ilişkilerinden tutun transeksüellerin toplumdaki gördükleri ve daha niceleri...

    Öncelikle aile yapımız ne olursa olsun veya ailelerimiz inançları ne olursa olsun bunların bizlere saldırmaları, zarar vermeleri veya nefret söylemlerinde bulunmalarına mazeret olamaz ki daha önce bu konuyla alakalı zaten bir şeyler söylemiştim. Bu konuyla alakalı açık fikirli olan ve belirli bir yaşın üstünde olan insanlara bu konuyu sorarsanız size eskiden yani bundan yaklaşık 15 yada 10 yıl öncesinde LGBT ye saygı duymayan insanların daha az zarar verme eğiliminde olduklarını yada daha fazla hoşgörünün olduğunu size söyleyeceklerdir.

    Bu belirli zaman içinde toplum yapısının alaşağı olmasıyla beraber toplumdaki hoşgörü ne surette olursa olsun tükenmiştir. Yatak odasında yaptıkları şeyleri insanlara doğal olarak anlatmayan insanlar (ki bende anlatmayı doğru bulmuyorum zaten) başka insanların yatak odalarına karışır oldular. Toplumun tarihteki hoşgörü, dayanışma ve saygı çerçeveleriyle bugünü karşılaştırdığımızda içler acısı bir tablo çıkıyor. Şöyle ki milletin karısına kızına tecavüz edip kadınları ikinci sınıf insan gören kirli zihniyetler kendileri melekken(!) kimseye zararı olmayan sıradan statülü insanlara sataşmak için bahane arıyor. Bu konuda ise LGBT bireyi olup olmaması onlar için bulunmaz fırsat.

    Ama korkmasınlar çünkü o kadar masumun canına mal olan insanların kafasına gökten taş yağmıyorsa yada azap çekmiyorlarsa kimse azap çekmez. Şimdi bazen düşünüyorum; ya bu insanlar bütün sorunları çözülen harika bir toplumda yaşıyorlar yada ben abartıyorum. Ondan sadece birkaç dakika sonra haberlerde (bir kadın yada erkek olması fark etmez çünkü her şekilde rezalet) bir insanın taciz yada tecavüze uğramasını yada öldürülmesini izliyorum. Sonra boş beleş zihniyetlerin kirli fikirlerini görüyorum yada duyuyorum.

    Ben bu ülkede çocuk gelinler varken küçük çocuklar yaşamaması gereken şeyler yaşıyorken milletin yatak odasına karışmamam gerektiğinin bilincinde olmamız gerektiğini düşünüyorum. Çünkü eğer bu sorunları görmezden gelip kendimizce ahlak bekçisi olursak yetişen yeni nesillerin ne güvenliğini nede eğitimini gerçekleştiremeyiz. Tabi niyeti bu olmayan sadece kendi pisliklerini saklamak için millete çamur atan insanların bunları zaten umursamadığını zaten biliyorum.

    Hadi bu konuda bir örnek verelim; mesela sizler 12 yıllık eğitimi zorunlu kıldığınız insanlara 12 yıl boyunca bir insana neden saygı duyulması gerektiğini anlatamazsanız kadın cinayetleri bitmez değil mi? Sonrasında ölen kadınları haberde izlerken tek derdimiz "Acaba eşini neden sinirlendirdi?" olursa bu toplum nasıl düzelir? Bir mucit gelip aynı anda bütün insanların zihinlerini bir şekilde kontrol etmeli böyle bir durumda. O gece orada ne işi vardı? Kesin topuklu ayakkabı giymiştir o yo***! İb** gibi giyinirse millet ne yapsın? Çünkü bunlar cinayet için mantıklı sebepler değil mi? Bir hayat bitmiş belki annesiz/ babasız kalan çocuk yada çocuklar var belki o kişiyi evde kardeşleri bekliyor. Ama yok konuşmak zorunda insanlar!

    Bazen bu ahlak elçilerinin millete reva gördüklerini yaşamalarını isterken buluyorum kendimi. O an üzüntümle öfkem had safhaya çıkıyor. Canı yanan günahsız insanlara üzülüyorum. Ağlayan annelere üzülüyorum. Ümitsiz gençliğe üzülüyorum. Üzüldüğüm şeylerin listesini yapmak isterim ama o kadar uzatmaya gerek yok. Çünkü anlayanlar zaten anlamıştır yada anlamayanlara ne dersem diyeyim anlamayacaklar.

    Ön yargıları varmış bu zat-ı mübareklerin! Mesela doktorun biri acile gelen hastaya eşcinsel olduğunu fark ettiği için muayene etmeden hakaret edebiliyor. Ya ben bir konuyu merak ettim, buradan tıp öğrencilere ve doktorlara sesleniyorum; şimdi sizler hipokrat yemini ederken veya bu konuda eğitim alırken hocalarınız size zor durumda olan hastanın diline, dinine, ırkına, mezhebine, cinsel kimliğine, cinsel tercihine göre muayene edip etmeme zorunluluğunuz olduğunu mu söylüyor? Adam yada kadın acile gidiyor be acile! O an o kişi canıyla cebelleşse sen buna mı bakacaksın?

    Bu konuda yaşanan skandallar pride ayından sonra yapılan açıklama ve fetvalarla katlandı birde. Gerçekten anlayamıyorum bazen. Yapılanlara şok oluyorum sadece. Gündeme gelmez çünkü insanlar elin ib**sine her haltın müstahak olduğunu düşünecek!

Neyse dostlar bu yazımı da burada noktalamak istiyorum.
Sağlıcakla kalın, rengarenk kalın.

 

 

Sonraki Kayıt Önceki Kayıt Ana Sayfa

0 yorum: